21 Ocak 2010 Perşembe

kahve kavanozunun dibi

insan yeteri kadar uyuduğu bi gecenin sabahında [ve sonrasında] nasıl olur da uykusuzluk çeker yahu? peki tüm gece uyumamama rağmen gayet dinç hissetmeme ne demeli? mesela bi şey yemediğim zaman acıkmadığımı da fark etmiştim geçen aylarda.
sanırım vücudum öğrenciliğe bağışıklık kazandı. öyle ya da böyle kaçınılmazdı zaten...

ohhh, mis gibi kahve koktu, benim diyen parfüme değişmem. lakin kavanozda 3, en fazla 4 fincanlık kahve kalmış olması canımı sıkmadı değil.* neyse, cüzdanım biraz şiştiğinde ilgilenirim artık. soğumadan şunu içeyim bari.

burnum hala tüten kahve buharını görürken, beynim kendisiyle cilveleşen yastığıma dokunmuyor bile. o da kahvenin çekiciliğine kaptırmış kendini. fincanın yarım karış üstünde oynaşan buharın kıvrımlarında birini buldu herhalde, dokunmam için baskı yapıyor sürekli. bense son gözdesi yastığa nasıl yüz çevirebildiğine şaşırıyorum, aslında dönüp dolaşıp gireceği yerin kürkçü dükkanı olduğunu bilsem de.

2 veya 3 gün evvel "finaller bitse de uyusak!" dediğimde uykuyu çok seven biri, "uyusak da finaller bitse..." demişti. güzel bi yaklaşımdı doğrusu. finallerin bitmesini bu kadar istememe rağmen beni ne engelledi acaba? fazla mı kaçamak buldum nedir?

saat 8.45'i gösterirken, ben okul hayatımın başarısızlık bakımından ilk 5'e oynayabilecek bir dönemini, 2'şer saat arayla gireceğim 3 sınavdan sonra geride bırakmak için evden çıkacağım. kafamın içinde "gradient, brush, layer mask, milliyetçilik, kürt sorunu, ordu siyaset ilişkisi, sosyal psikolojideki eleştirel yaklaşımlar, milgram deneyi..." gibi şeylerin dönmesi gerekirken, "neden uykum yok ki!?" sorusu, gerçekten nankörce yankılanıyor.

"mutluluğun resmini çiz!" deseler, cümleyi izleyen 10 saniyede kahve fincanı çizecek kadar sapıttım. uyusak da finaller bitse...

19 Ocak 2010 Salı

yenile

"insan gibi konuşmaya çalışıyorum, soruma cevap ver işte. geri gelirim dedim mi demedim mi ben sana?"

"offf git tepemden, bi rahat ver be!"


"sen cevap ver de, rahatı görüp göremeyeceğine sonra bakarız."


"tamam, dedin, evet. hem de tam final döneminde geldin, ne erken ne geç, aynen konuştuğumuz gibi. dakiksiniz vesselam.."


"ee, ben senim. dakikliğinle övünmez miydin her zaman? ehheheh"


"gelmekle çok iyi bi bok yemiş gibi sırıtmazsan sevinirim. o değil de çok yolsuzum bu ara, 10 liran yoktur heralde?"


"olsa verirdim, biliyorsun. hem bi düşün bakalım ben geldiğim için mi parasızsın, parasız olduğun için mi sıkıntılısın?"


"ohooo, buna gelene kadar sormam/sorgulamam gereken bi sürü şey var beride. hem seni sorgulayacak kadar önemsediğimi nerden çıkardın?"


"bu noktada birbirimizi kandırmayalım istersen. farkındaysan bu aralar beni çok şımarttın. gece gündüz düşündün; ne zaman geleceğimi, neden geldiğimi, ne zaman gideceğimi. bu konuya da değinmişken merakını gidermek açısından söyleyebilirim ki üçünün de cevabı var."

"madem öyle, sen biliyorsan, ben de biliyorum demektir. sadece henüz bulamadım."


"peki asıl noktanın bu olduğunu, neden tepende dır dır öttüğümü fark ettiğin an gideceğimi düşündün mü hiç?"

"ahhahah, bana yardım etmeye mi çalışıyorsun yoksa? olmayan görünüşünün altında pırlanta gibi bi yüreğin varmış aslında, hiç beklemezdim. çok duygulandım.."


"ben senim, salak. sen kendine ne kadar düşmansan ben de sana o kadar düşmanım. seni bu kadar daraltmamın tek sebebi de sensin zaten. adına depresyon da desen, sıkıntı da desen,
hatta şekilcilik yapıp varoluşsal bunalım da desen, şekline değil nasıl çözeceğine odaklanmadıkça hiç bir şey değişmeyecek."

"ha ben bunu bilmiyorum sanki!"


"bağrınma hemen. demek ki hatırlatılmasına ihtiyacın varmış. canın sıkıldığında yapman gereken, firefox'ta f5'e basmak değil. kendi f5 tuşunu bul önce. hadi sağlıcakla kal..."



bundan yaklaşık 6 yıl önce "hayatın alt+f4 tuşu olsa ya" dediğimde sevdiğim biri; "sana f5 lazım" demişti, gülerek. alt+f4'ü aramayı o zamandan beri bıraktım zaten ama şu günlerde fark ettim ki f5'i de yanlış yerlerde aramışım aslında. hp'nin "bilgisayarın hayatındır" sloganına bi' "hassiktir" çekip, herkese merhaba diyorum. sevgiler.. (: