18 Kasım 2010 Perşembe

demirci

"neyse abi, baktım olmayacak, eskişehir'e geri döndüm. sonra da aramadım."
"ahhahah ama sen başını kuma gömmüşsün tolgacığım."

eeeee?!? ne var yani?
ne zamandan beri bazı şeyleri çözmeye giden yola girmemek, kaçınmak, ertelemek bu kadar garipsenir oldu? hayatlarımız bu kadar mı mükemmel, hiç mi yer yok iyi ya da kötü sona erememişlere, çözülmemişlere üzerinde konuşulmamış, iredelenmemiş, tahlil edilmemişlere?

evet, kafamı kuma gömdüm. evet bu konuyu çözmek istemiyorum. ve evet beni rahatsız da ediyor.
ama sadece beni. kendi sorunlarımızın üstesinden gelebilmişiz gibi, sorunu çözmekten kaçınanlara tahammülümüz sıfır. kendi sorunlarımızdan da büyük oluveriyor birden, çözdürmemiz lazım!!


sonra insanların mitleri ne kadar kolay yaratabildiğini gördüm. yani en azından bi önceki halkasını neden bağladığını unuttuğu bi düşünce zinciri kurabilenler için. ben de yaratırım, sen de inanırsın. veya yaratmam, işim mi yok?

"neyse abi, baktım olmayacak, eskişehir'e geri döndüm."